Erke Özel Eğitim Ve Rehabilitasyon Merkezi “Öğrenme Güçlüğü” Ekibi Ile Özel Röportaj

Erke Özel Eğitim Ve Rehabilitasyon Merkezi “Öğrenme Güçlüğü” Ekibi Ile Özel Röportaj

Erke Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi bünyesinde bulunan “özel gereksinimi bulunan” öğrencilere, her konuda destek verilmektedir. “Öğrenme Güçlüğü Bölümü” de  bunlardan birisidir. Alanında uzman eğitmenlerimiz, güncel bilgilerle sürekli gündemi takip etmektedirler. Ailelere her konuda sınırsız destek veren eğitmenler, “öğrenme güçlüğü” konularında her öğrenciye özenle yaklaşır ve öğrencinin genel durumuna göre bir yol haritası hazırlayarak, velisi ile birlikte hareket eder. Habibe Alya Görgülü ile “öğrenme güçlüğü bölümü” nün işleyişini ve bu bölümde verilen hizmetleri konuştuk.

Özel öğrenme güçlüğü nedir? Ne değildir?
Özel öğrenme güçlüğü, Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğine göre; dili yazılı ya da sözlü anlamak ve kullanabilmek için gerekli olan bilgi alma süreçlerinin birinde veya birkaçında ortaya çıkan ve dinleme, konuşma, okuma, yazma, heceleme, dikkat yoğunlaştırma ya da matematiksel işlemleri yapmada yetersizlik nedeniyle bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi durumunu ifade eder. Çocuklarda daha sık gözlemlenmesiyle birlikte öğrenme güçlüğüne yetişkin bireylerde de rastlanılmaktadır. Özel öğrenme güçlüğü gösteren her bireyin birbirinden farklı ve kendine özgü olduğu unutulmamalıdır.

Peki özel öğrenme güçlüğü ne değildir?

Sanılanın aksine özel öğrenme güçlüğü zekâ geriliği değildir.
Özel öğrenme güçlüğü tanısı almış çocukların zekâ düzeyleri normal veya normalin üzerinde olduğubilinmektedir. Özel öğrenme güçlüğü tanısı almış çocuklarda aynı zamanda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuda görülebilir. Fakat bu ikisi birbirinden farklı bozukluklardır. Özel öğrenme güçlüğü görme veya işitme sorunlarına bağlı bir durum değildir. Özel öğrenme güçlüğü doğumdan itibaren var olan zihnin işlevsel gelişimi ile ilgili bir sorundur. Çocukların matematiği sevmemesiyle ya da okuma eylemine karşı isteksiz oluşuyla var olmaz. Kalıtımsaldır, anne-babada veya ailenin bir başka üyesinde benzer öykü varsa çocukta da görülme ihtimali artmaktadır. Kültürel farklılıklar, çevresel veya sosyoekonomik faktörler gibi durumlar öğrenme güçlüğüne neden değildir.

Özel öğrenme güçlüğü belirtileri nelerdir?
Özel öğrenme güçlüğünün okul öncesi dönemdeki başlıca belirtileri olarak dil gelişiminde gecikme (geç konuşma), kelimeleri telaffuz etmede ve yeni kelimeleri öğrenmede zorluk, ince ve kaba motor hareketlerin (düğme ilikleme, ayakkabı bağlama) gelişiminde yavaşlık gibi maddeler yer almaktadır. İlköğretim dönemi belirtileri ise okuma yaparken bazı kelimeleri atlama, kelimeleri yanlış heceleme, çarpım tablosunu ezberlemekte güçlük çekme, zaman kavramlarını öğrenmede zorlanma, yön kavramlarını ayırt edememe, ev ödevlerini unutma, arkadaşlık kurmada zorluk, mimik ve beden hareketlerini anlamada güçlük çekme gibi maddeler yer almaktadır.

Özel öğrenme güçlüğü olan çocuğa okulda yaklaşım nasıl olmalıdır?
Çocukların bireysel özelliklerini, kapasitelerini, sınırlılıklarını bilmek aynı zamanda ailelerle iletişim halinde olmak çok önemlidir. Özel öğrenme güçlüğü tanısı almış çocuklara karşı basit, kısa ve net ifadeler kullanılmalıdır. Öğrenilen bilgilerin kalıcı olabilmesi için birden fazla duyuya hitap edilmeli, ders içeriğinin ilgi çekici olması sağlanmalıdır. Olumsuz etiketlemelerden kaçınılmalıdır. Sınıf içerisinde olabildiğince söz hakkı verilmeli, çocuğun gayreti desteklenmelidir. Çok fazla ödev verilmeden, yapabileceği ödevler ile başarı duygusunu tatması sağlanmalıdır. Sık sık okuma çalışmaları yapılmalı, bu çalışmalar sırasında çocuk yazıyı görmeli ve takip etmesi sağlanmalıdır.

Özel öğrenme güçlüğü olan çocuğa evde yaklaşım nasıl olmalıdır?
Özel öğrenme güçlüğü tanısı almış çocuk olduğu gibi kimseyle kıyaslama yapmadan ve durumunu inkâr etmeden kabul edilmelidir. Çocuğun sosyal ve duygusal ihtiyaçları aile tarafından karşılanmalıdır. Her bireyin kendine ait yapabildikleri, ilgi ve yetenekleri olduğu unutulmadan çocukların yapamadıkları üzerinden değil yapabildikleri üzerinden hareket edilmelidir. Çocuğun ev içerisindeki olumlu davranışlarına odaklanmak onun özgüveninin gelişmesine yardımcı olacaktır. Ev ödevlerinin yapılmasında çocuğa karşı yardımcı olunmalıdır. Çocuğun kendini ifade etmesine izin verilmelidir. İstediği şeyleri yapabilmeleri konusunda desteklenmelidir. Aynı zamanda çocuğa karşı tutarlı olunmalıdır. Çocuklar görerek ve model alarak öğrenir. Bu yüzden ailelerin olumlu tutumlar sergilemesi önemlidir. Aile, okul, öğretmen arasında sıkı iletişim ve iş birliği olmalıdır.